Hikâye Bitlis'te geçiyor. Tepelerin arasına "sıkışıp kalmış" bu şehir, bağrında yaşattığı insanlara da bu duyguyu bulaştırıyor... Gri
renkli bulutların altında, yaralı bir inek çarpıyor gözümüze.
Mezbahadaki kesim sırasında, bir yolunu bulmuş, kaçmayı başarmış.
Şehrin değişik yerlerinde, kaçak ineğin bulunması için halktan yardım
isteyen anonslar duyuluyor. Bir yandan yaralı ineğin izini sürmekte
olan iki belediye görevlisini izlerken, öte yandan da, hikâyeleriyle
ilgimizi çeken Bitlisli bir ailenin yaşamına ve çevrelerinde olup
bitenlere tanıklık ediyoruz. Şehsuvar, Bitlis'in tarihi camilerinden birinde imam olarak çalışmaktadır. Vefat eden bir kız çocuğunun ailesine yardımcı olmak için çabalarken; caminin tadilatında çalışan Zübeyir Usta, ona duvarda bulduğu tarihi bir belgeyi getirir ve çözmek için yardım ister. Sırrı, tütün fabrikasında çalışmaktadır ve mutsuzdur. Tek hayali, bir mekan kiralayıp elindeki üç-beş derme çatma makineyle fotoğrafçı dükkânı açmaktır. Bu hayalin peşinde koştururken, arayışı onu rastlantısal bir keşif yapmaya zorlayacaktır. Harun, uzun zamandan beri İstanbul'da yaşamakta, orada korsan CD satmaktadır. Polisin korsana yönelik operasyonları yüzünden nefes almak üzere, kısa bir süre için Bitlis'e gelmiştir. Meryem ise, üniversiteli olabilmek için, birkaç yıldan beri dershaneye giden müzmin bir ÖSS'ye hazırlık öğrencisidir. Medine'nin
komşusu Süheyla ise Harun'un mahalleden tanıdığı eski göz ağrısıdır.
Genç kadın sevmediği bir adamla evlenmiştir. Süheyla'nın bir zamanlar
müstakbel kayınvalidesi olarak gördüğü Medine'yle kurduğu iyi komşuluk
ilişkisi, genç kadını avutan tek unsurdur. İki kadın hasbıhal için sık
sık bir araya gelir. Bu arada bölgede halen revaçta olan "Bitlis" sigarasının tiryakileri ise ilginç bir olayla karşı karşıyadır. Sigara paketlerinden bazılarının arka yüzeyinde elle yazılmış "gizemli"mesajlara rastlanmakta; Sırrı haricinde kimse bu mesajların kim tarafından yazıldığını bilmemektedir. Ama bütün bu karakterlerin öne çıkmak için harcadıkları çaba boşunadır... Hiçbiri, evet, hiçbiri filmin ana karakteri olmak yolunda mezbahadan kaçan yaralı ineğin attığı adımlara yetişemez... |
|
|---|